Haber ve Makale
Yazarlar
Makale
Röportaj
Haber Turu
İşveren Görüşleri
Basında İstihdam
Haftanın Önerisi
Kim Nereye Transfer Oldu
Astrokariyer
Püf Noktası
Dosyalar
Akademik Kariyer
Yurtdışında Eğitim-Çalışma
İşte İş Rehberi
Bülten
Bireysel
Kurumsal
Uzmana Sor

Sosyal çevrenizin ve bağlantılarınızın hayatınızda faydası olduğunu düşünüyor musunuz?




Oy Ver



Sonuçlar için tıklayınız



Eğitim Fırsatları

Eğitim Fırsatları

Küçük dükkandan uluslararası markaya 
20 Temmuz 2009

Kuzguncuk’ta 21 yıl önce eşi Gülden Yılmaz ile açtığı küçük dükkan, bugün dünyanın önemli başkentlerinde mağazaları olan uluslararası markaya nasıl dönüştü? Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz büyüme hikayesini, verdiği mücadeleleri, ekibi hakkındaki düşüncelerini ve nasıl fikir ürettiğini Yenibiris.com'a anlattı.

 

 
 
 
 
Koton son 8-9 yılda hızla büyüdü. Hırslı bir kişiliğe sahip olduğunuzu kendiniz söylüyorsunuz zaten ama düşündüğünüzden de mi iyi gitti işler? Yoksa bütün bunları planlamış mıydınız?  
 
Koton’un ticari hayatı, 1988 yılında Kuzguncuk’ta eşim Gülden Yılmaz tarafından açılan bir mağaza ile başladı. Gülden o dönem mağazada birebir müşteri ile ilgileniyor, ben de haftasonları ürün alımlarında yardım ediyordum. Daha sonra benim Deniz Kuvvetleri’ndeki görevimden ayrılmamla, birlikte çalışmaya başladık.
 
1995’de tasarım bölümünü kurduk. 1996 yılında, Münih’te ilk yurtdışı toptan satış mağazamızı faaliyete geçirdik. Bir yıl sonra da Koton konsepti ile ilk mağazamızı İstanbul Profilo Alışveriş Merkezi’nde açtık. Daha sonraki yıllarda franchise sistemi ile Türkiye’de geniş bir mağaza zinciri oluşturduk. Bunun yanında Atina, Dubai, Bükreş, Berlin gibi dünyanın önemli başkentlerinde 57 mağaza ve satış noktası açtık ve açmaya da devam ediyoruz. Ürün kalitemizi ve çeşitliliğimizi özgün tasarım çizgimizle birleştirerek güncel moda ve trendleri içeren 15.000 yeni modeli her yıl müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.
 
Her işe büyütmek ve başarılı olmak için başlanır, tabii ki ilk başladığımızda bu kadar büyüyeceğimizi düşünmemiştik. Fakat bazı şeyleri başarınca insan önüne daha büyük hedefler koyuyor.
 
Girişimcilik başlı başına bir mücadele ama bugüne kadar en çok neyin mücadelesini verdiniz?
Bizim mücadelemiz aslında her zaman kendimizle oldu. Rakiplere odaklanıp onlara göre strateji belirlerseniz herkesin yaptığından farklı bir iş ortaya koyamazsınız. Biz bu sebeple her zaman müşteri ihtiyacına yöneldik. 2000 yılında bir müşteri araştırması yaptırdık. Buna göre, müşterilerin bir perakende firmasından en önemli beklentilerinin bol çeşit ve büyük mağaza ortamları olduğunu öğrendik ve buna göre stratejiler belirledik. Bu araştırmadan önce en büyük mağazamız 300m² iken, bu araştırmadan sonra Profilo AVM’de 1.300m²’lik bir Koton mağazası açtık.
 
Yine son dönemde uyguladığımız inovatif projelerimiz de bu tarz bir düşünce yapısından doğdu. Tüm rakipler müşterilerin bilinen ihtiyaçlarını giderirken biz, “müşterilerin söylenmeyen ihtiyaçlarına” yöneldik ve “Banafit” gibi, “Mağaza İçinde Butik” gibi satışlarımızı da önemli ölçüde arttıran inovatif projeler geliştirdik.
 
 
İLHAM PERİSİNE İNANMIYORUM
 
Peki bu inovatif fikirler genelde nasıl bir fiziki ortamda aklınıza geliyor?
 
Bir kere her şeyden önce iyi bir hazır giyim müşterisiyiz ve alışveriş ederken mağazalarda neyin iyi, neyin yanlış olduğunu profesyonel bir gözle inceliyoruz. Müşterilerimizden gelen geri bildirimler ve neredeyse sonsuz sayıda yaptırdığımız araştırmalardan çıkan sonuçlar da innovatif projeler geliştirmek için değerlendirdiğimiz yöntemlerden bazıları.
 
Danışmanlarımızla düzenli yaptığımız toplantılardan da güzel fikirler çıkarıyoruz. Ortak akıl ve sinerjiyi en verimli kullanan şirketlerden biri olduğumuzu düşünüyorum.
 
 
Kısacası başarılı ticari fikirler geliştirmenin, ilham perisini beklemekle çok ilgisi yok. İşinize ne kadar kafa yorarsanız, o işi ne kadar derinlemesine düşünürseniz, fikir geliştirmeniz de o ölçüde kolaylaşıyor.
 
 
EŞİMİN FİKİRLERİNE ÇOK GÜVENİRİM
 
Yeni bir şey bulduğunuzda en çok kimin fikrine güvenirsiniz?
 
Alanında çok değerli isimlerden oluşan bir danışma kurulumuz var. Bunun dışında şirketimizde çalışan profesyonellerin fikirlerine de son derece güveniriz. Bunların yanı sıra yeni bir fikir için eşim Gülden’in de fikirlerine çok güveniyorum. Çünkü müşteri nabzını çok iyi tutar. Eşim Gülden ile iş konusundaki tartışmalarımız biri diğerini ikna edene kadar devam eder. Bunun da yeni bir oluşum süreci için faydalı ve sağlıklı olduğu görüşündeyim. Ayrıca fikir ayrılıklarının farklı bir bakış açısı sağladığı ve bizi kendimizi tekrar etmekten kurtardığını da düşünüyorum.
 
 
100’den fazla tasarımcı ile çalışıyorsunuz… Onlarla aranız nasıl?
 
Tasarım ekibinin ve koleksiyonun başında eşim Gülden Yılmaz var. Sayısı 100’ü aşan bir tasarım kadrosu ile çalışıyoruz. Bu sayının içinde tasarımcılar, marka sorumluları, modelistler vb. dahil.
 
Şirkete, markaya inanmayan çalışanlar işini sadece yapmış olmak için yaparlar. Siz yakın çevrenizdeki çalışma arkadaşlarınızı kendinize ve şirkete nasıl bağlıyorsunuz?
 
Bugün şirketimizde Koton’un kuruluş yıllarından beri birlikte çalıştığımız yöneticilerimiz olduğu gibi bize yeni katılan genç arkadaşlarımız da var. Herkes yoğun bir tempoda, ortak bir amaç için özveriyle çalışıyor. Gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında aldığımız ödüllerle hep birlikte gururlanıyoruz. Biz şirket felsefesi olarak birçok konuda karar alırken ilgili departmanlardaki herkesin fikirlerini alırız ve bunları rakamsal verilerle de doğruladıktan sonra pilot uygulama ile devreye alırız. Bu sebeple son derece demokratik bir çalışma ortamına sahip olduğumuzu söyleyebilirim.
 
Bir söyleşinizde “olanaksızlıklar beni yıldıramaz” diyorsunuz. Son zamanlarda, imkansız veya çok zor olarak görünen fakat sizin aklınızı kurcalamaya başlayan yeni bir fikir veya proje var mı?
 
Yeni projelerimiz var ancak fizibilitelerini hazırlayarak ve pilot uygulamalar yaparak devreye alıyoruz; çünkü benim çalışma prensibim gereği her zaman ölçülebilir risk alınması yönündedir.
 
 
 
 
Eylül ayında Hollanda’nın Rotterdam kentinde bir mağaza ile 2009 sonunda kadar da Slovenya, Bulgaristan ve Mısır’da mağaza açmaya hedefliyoruz. Fas ve Tunus mağazalarını da yetişirse bu yıl açmayı planlıyoruz.
 
 
 
 
 
MESLEK OLARAK GÖRSÜNLER
 
Genç bir çalışan profiliniz var. Perakende ve mağazacılık zorlu bir sektör. Siz sektörde çalışmayı düşünenlere ne söylersiniz? Neye hazırlıklı olsunlar?
 
Perakende, özellikle sahada yani mağazalarda personel sirkülasyonu yüksek olan bir sektör. Bir önemli sorun da kişilerin Perakende Mağazacılık işini meslek olarak henüz görememeleri yüzünden kaynaklanıyor. Oysa sektörün deneyimli profosyonellere çok ihtiyacı var çünkü mağazaya giren müşterinin bu ziyaretinin satışa dönüşmesinde satış personelinin etkisi çok yüksek. Biz mağaza personelimizi çok yakından takip ediyoruz, başarılı satış danışmanı ve mağaza yöneticilerimize yönelik prim/terfi vs. gibi ödüllendirme sistematiklerini aksatmadan uyguluyoruz.
 
Marka ile ilgili şimdiki hedefleriniz neler?
 
Koton’u her ülkenin önemli alışveriş lokasyonlarında mağazaları bulunan önemli bir dünya markası yapma yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz.

 

 


Yazar Hakkında

Yorumlar

rabia özel 23.07.2009 00:55:32
Kuzguncuk'taki o küçük mağazayı bilen, o zamanlar ablamın alışveriş yaptığı butiğin bugünkü çalışmaları ve artan mağzalar zincirini görünce inanılmaz gururlanıyorum. İnşallah iyi bir dünya markası olmanız dileğiyle...
teyfik yaşar 22.07.2009 09:18:51
Sizleri başarınızdan dolayı tebrik ediyorum. Bir tüketici olarak Koton'un Türk markası olduğunu yazıyı okuduğumda öğrendim. Türk firmaların yabancı isim koymaları ticari sebeplerden dolayı diyebiliriz. Fakat Türk menşeyli olduklarını özel röportajlar dışında pek hissettirmiyorlar. Acaba Türk ismi hiç prim yapmıyor mu? Yoksa başka sebepleri mi var? Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
necmi baldık 22.07.2009 02:03:09
Koton ürünlerini beğeniyorum. Kumaş, dikiş kalitesi yüksek ve şık modellere sahip. Fakat ürünleri zayıf ve düzgün fizige sahip insanlara göre, bu durumdan şikayetçiyim. Erkek bedeninde 36'dan sonrası yok, çok üzücü.