19 yaşında müdür olarak başladım

Ben lise mezunuyum. Okul yıllarımda profesyonel olarak okçuluk yaptım. Birçok derece sahibi bir sporcuydum. İlk sınavda üniversiteyi kazanmama rağmen gitmedim. Çünkü sadece birkaç ay çalışmak için girdiğim şirkette otomobil satış sorumlusu olunca ve elime iyi paralar geçmeye başlayınca okulun dışında da kendimi geliştirebilecek kapasitede olduğuma inandım. Ve öyle de oldu. İş hayatım santral elemanı olarak başladı. Bir hafta sonra satış sekreteri oldum. 5 ay sonra satış sorumlusu olarak çalıştığım firma otomobil sektöründeydi. O dönem için firmanın elinde 15’e yakın araç bayiliği vardı. Yaşım daha 18 olduğu için müdür sıfatını alamamıştım. Ama üstüm genel müdürdü, yani müdürdüm ama değildim gibi bir şey.

İşe başladıktan tam 9 ay sonra başka bir otomobil firmasına, 19 yaşında müdür olarak başladım. Tabi benim birkaç ay çalışıp, kazandığım parayla gezmek planım 12 yıl boyunca hiç gerçekleşemedi. Hayatım boyunca hiç torpil kullanmadım. İşim gereği şehrin en ileri gelenleri ile oturup kalkıyordum, ama hiçbir zaman bunları kullanmayı tercih etmedim. Hayat savaşarak kazanılınca doyasıya yaşanabilecek bir şey!

O gün bugündür hayatımda toplam altı ayrı firma deneyimim oldu. Transferim hariç, her işimi bizzat kendim başvuruda bulunarak, İK ile görüşerek elde ettim. Şu an çalışmıyorum. Biraz dinlenmem, tatil yapmam gerekiyor artık. Bu arada ev kadınlığını öğreniyorum. Yine boş durmuyorum. Makarna yapmaktan tutun da, ütü yapmak, evimi temizlemek gibi hiç yapmadığım şeyleri öğreniyorum. Hayatım boyunca hiç katılmadığım, annelerimizin altın günleri gibi toplantılara katılıyorum. Bu arada bu toplantılarda da insan çok şey öğreniyor. Neyse kendimden kısaca bahsetmek istedim, aktaracağım konularla ilgili önyargılı olmamanız için...


Genç, güzel, bakımlı bir bayansanız, hele ki altınızda arabanız varsa ve karşınızda bayan İK personeli varsa, emin olun ki o iş sizin değildir. (Sanırım bekçiler tüyoyu veriyorlar). Çok İK’cı, siz bize çok gelirsiniz diye bir yorumda bulunur. Ne kadar da emindirdirler söylediklerinden... Size öyle bir bakış atarlar ki... Hadi canım sen de, koskoca müdür, bizim elimize düştüğüne göre kimbilir işten neden atıldın dercesine (oysaki ben hiç işten atılmadım. O şirketin çizigisini zirveye oturttuysam daha fazla o işten zevk alamam. Bu süreç 3-4 yıl olabilir. zaten ömür boyu aynı şirkette çalışmak isteseydim, kazandığım üniversite sınavından çıkan sonuca göre istediğim yerde bir memur vb. olabilirdim.)

Bu arada, sırf formaliteleri yerine getirmek için arada yine sınava girdim. Hiç ders filan çalışmadan kazandım ve şu an açık öğretim okuyorum.

Biz sizi ararız derler ya... Bu cümle sanırım tabu olmuş. Böyle denir ama hiç aranmazsınız. Benim için o kadar önemli değil, ama her saat evde telefon başında nöbet bekleyen sizin şu tabu olmuş cümlenize olumlu ya da olumsuz bir haber gelirse, aman çocuğumun istikbali ile oynarım diyen ne anneler ne babalar var hiç düşündünüz mü? Çözüm o kadar çok ki, sadece bakmak isteyin... İşinizi iyi yapmak isteyin yeter.

Bir de aşılamaz bekçiler vardır. Onlar kesinlikle hep talimatla çalışır, ama öyle bir talimattırki o talimat... Bırakın iş başvurusu için İK ile görüşme talebinizi, sizi kim dinler ki? Bir kere bekçiler size bakar ve direkt geri çevirir. Sanırım sevgili Çaki’m benden daha kolay geçer bekçilerden. (Çaki benim köpeğim) Eee, bekçiyi kıyafetiniz düzgünse ve kolay pabuç bırakmayan, biraz da burnu kalkık, keskin bakışlı biriyseniz geçtiniz... Bekleme salonuna alınırsınız... Bir keresinde tabandaki tüm mozaikleri saydığımı bilirim. Bu arada, beklediğiniz odada “Lütfen fazla meşgul etmeyin.”, “Konuşmanız kısa ve öz olsun” gibi odanın demirbaşı olmuş yazıları okur okur tavaf edersiniz... Sayın yetkili, senin beni bu kadar bekletmeye ne hakkın var? Bu arada bu odalar cüzzamlılara ayrılmış gibi yerlerdir. Kışsa donarsınız, yazsa pişersiniz. Biri de gelip, kardeşim ne derdin var sen 2 saattir burdasın demez. Bu tarz yerler için yanınızda kitap bulundurmanızda fayda var. Ya da sudoku vb. şeyler iyi gelir. En azından sonuçta "biz sizi ararız" cümlesini duyana kadar hayatınız boş geçmemiş olur.

Ben de çok eleman işe aldım, görüştüm ama inanın bunları yaşadıktan sonra karşımdakinin onurunu, kendine olan güvenini kırmadan, onu beklemeye düşürmeden çok güzel kelimelerle işimi hallettim. Ama bunu başarabilmek için kendinizi geliştirin bence. Unutmayın ki, siz de bir gün iş arayabilirsiniz ve karşınıza benim gibi meraklı biri çıkabilir ve zamanında ciddiye almadığınız, hadi ordan dediğiniz müdür olabilir. Bu gerçekten yaşanmış bir olaydır. Ben zamanında bu yazdıklarımı yaşadığım bir İK uzmanını daha sonra müdür olarak işe başladığım bir firmada işe aldım. Halen çalışıyor. Ve kaç yıldır hep arar sorar beni. Her zaman der ki, benim sizden öğrenecek çok şeyim var.

Evet, bazı arkadaşlarımızın ve bazı şirket yöneticilerimizin inanın bu anlamda öğrenmesi gereken çok şey var!

Teşekkürler...



Bilgi savaşında kendinizi geride bırakmayın

Herkes çok iyi bilir, ziraat mühendisi olarak işe başvurulduğunda alınan ve verilen negatif enerjiyi. Diğer bölümleri bitiren arkadaşlarımız bu ilk tepkiyi bilmezler, ya da yüzlerindeki ifadenin anlamının “Sen ziraat mühendisisin, bu işe uygun değilsin” olduğunu, çoğu personel yöneticimiz anlamaz.

O zaten çizgiyi çekmiştir. CV’niz üzerindeki gözleriyle sizin anlayıp anlamamanız da önem arz etmez onun için. Daha önce böyle bir tercih yapmış olanlar ise, işe başladıktan sonra iş arkadaşlarının “Ziraat mühendisinin burada ne işi var?” tepkilerine alışıktır İK yöneticiniz.

Çok uzun olmayan bir kariyer savaşı sonunda, özel bir şirkette 300 personel ile vergi sıralamasında ciddi bir konumda olan, yarı devlet yarı özel bir firmanın genel müdürüyüm. Size derim ki, üretim ağırlıklı firmaları tercih edin. Aldığımız eğitim, üretim ağırlıklı ciddi bir programı içeriyor ve hizmet sektöründe ciddi tecrübe ile bunu harmanlarsanız emin olun başarı kaçınılmaz.

Savaşmaya, kendinizi geliştirmeye asla ara vermeyin arkadaşlar. Okulu ve bölümüne güvenip kendini geliştirmeyen, bilgilerini güncellemeyen, iş hayatını, teknolojiyi takip etmeyen o kadar çok arkadaşımız varken, emin olun, farkınızı algılayabilecek bir İK yöneticisi muhakkak vardır.

Yeter ki bilgi savaşında kendinizi geride bırakmayın, en ön cephelere cesaretle atılın. Küreselleşme sürekli gelişimi ve değişimi esas kılar hale geldi, farklı vizyonlar farklı değer bulacaktır. İşletme, iktisat, halkla ilişkiler vb. mezunu arkadaşlarımızı deneyip başarı elde edemeyen birimler bir gün ''Bir de farklı bölüm mezunlarını deneme'' ihtiyacı duyacaktır.



Verdiğim cevapları bile dinlemiyorlar

Merhaba,

Öncelikle üye görüşlerine saygı duyup yayınladığınız için teşekkür ederim. İş arayan, iş görüşmelerine giden herkesin başından ilginç olaylar geçtiğine eminim. Ve bunu diğer üyelerle de paylaşmak güzel bir duygu.

Kolej eğitiminden sonra, İstanbul'da bir Vakıf üniversitesinde, eğitimime burslu olarak devam ettim. Mezun olalı iki yıl oldu. Mezun olduktan iki ay sonra özel bir kuruluşta İngilizce öğretmeni olarak görev yaptım. Daha sonra kariyer hedeflerimi gerçekleştirmek için uluslararası ticaret alanında faaliyet gösteren bir kuruluşta işe başladım.

Şu an da Türkiye’nin kendi sektöründe lider olan bir kuruluşunda 9 aydır çalışmaktayım, ancak gerek şirket politikası gerek çalışma koşullarından memnun olmadığım için iş aramaktayım. İş arama sürecimi internet üzerinden gerçekleştirmekteyim, yaptığım başvurulardan geri dönen hiçbir firmanın görüşme talebini de geri çevirmeden kabul ettim. Bunların birçoğu Türkiye'de isim yapan iyi firmalardı.

Yaptığım görüşmelerin çoğunda insan kaynakları yetkililerin davranışları beni hayli şaşırttı. Genellikle sordukları sorulara verdiğim cevapları bile dinlemeyen, bu işe seni almayacağız gibi ilginç bakışlar ve tavırlar sergileyen, özellikle de İngilizce mülakatları kısa kesen İK yetkililerini özeleştiriye davet ediyorum.

Kimsenin eğitim seviyesini eleştirmiyorum, sakın yanlış anlamayın. Sadece karşılarındaki insanlara neden saygı duymadıklarına anlam veremiyorum. Bu sebepten birkaç görüşmeyi de yarıda kesip oradan ayrıldım, aslında sabırlı bir yapıya sahibimdir ancak kimsenin saygısızlık etmesine tahammül edemem. Hele görüşmelerden sonra olumsuz olarak geri dönüş yapmamaları bu şirketlerin kimliklerini zedelemiyor mu?

İş arayan arkadaşlara bol şans ve sabır diliyorum.



Siz de deneyimlerinizi paylaşmak istiyorsanız, isgorusmesi@yenibiris.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

 
 
www.yenibiris.com www.yenibirisakademi.com www.yenibirisdunyasi.com